Akıllı ulaşım sistemlerinin trafik güvenliği açısından yeni fırsatlar sunma potansiyeli bulunmaktadır
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin ulaşım sektörüne adapte edilmesi sonucunda ortaya çıkan Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) uygulamalarında genel olarak yolcu, yol ve araç arasında gerekli haberleşmeyi sağlayan teknolojiler kullanılmaktadır. Son yıllarda motor ve güvenlik teknolojilerindeki gelişmeler çerçevesinde, akıllı ulaşım sistemleri bir adım daha öteye taşınarak mekanik ve teknik otomotiv altyapısı ile ulaşım sistemlerinin bilişim sektöründen beslenmesi sonucunda “Bağlantılı Araçlar” (Connected Car) teknolojisi ve “İşbirlikçi Akıllı Ulaşım Sistemleri” (Cooperative Intelligent Transport Systems C-ITS) ortaya çıkmıştır.
Akıllı ulaşım sistemlerinden beklenen çok sayıda doğrudan ve dolaylı fayda arasında;
sayılmaktadır.
Bu gelişmeler çerçevesinde, dünyada akıllı ulaşım sistemleri altındaki; uydularla konum belirleme sistemleri (global navigation satellite systems-GNSS), kablosuz ağlar, mobil iletişim araçları, kızıl ötesi iletişim (infrared), kapalı devre televizyon (CCTV closed circuit television), yakın mesafe iletişim teknolojileri, algılama teknolojileri ve benzeri teknolojik gelişmeler ulaşım alanına adapte edilmekte ve ilerleyen zamanlarda, alışıla gelen ulaşım sistemlerinin dışında gelişmelerin yaşanması beklenmektedir.265
Bu teknolojilerin araç güvenliğine adapte edilmesi ile araç içi hız sınırlama, denetleme ve izleme sistemleri, acil durum fren ışık sistemleri, yol çalışması ikaz sistemi, hava şartlarının bildirilmesi, kavşak güvenliği ve incinebilir yol kullanıcılarının korunması alanlarında gelişmeler sağlanabilecektir. Bu nedenlerden dolayı, başta araçtan araca bilgi transferi (V2V) ve etkileşim öngören teknolojiler olmak üzere gelişmelerin takip edilerek hukuki ve idari olarak düzenlemeler yapılması ve gelişmelere göre trafik güvenliğine katkısı olacağı değerlendirilen teknolojilerin mevcut araçlarda ve yeni üretilecek araçlarda kullanımının kolaylaştırılması gerekecektir.
İnsan ve makine arasındaki etkileşim, teknolojinin artan kullanımı nedeniyle üzerinde düşünülmesi gereken alanlardan birisi olacaktır
Akıllı telefonlar ve hatta akıllı ev aletlerinin piyasaya sürülmesi ile başlayan gelişmeler şüphesiz ulaşım ve otomotiv sektöründe de kendisini göstermektedir. Trafik güvenliğinin üst seviyeye taşınabilmesi için, insan dostu teknolojik uygulamaların akıllı araçlara ve akıllı yollara adapte edilmesi ile kullanımı kolay ve insanın vücut bütünlüğünü koruyan uygulamalar piyasada yerini alacaktır.
Bu açıdan bakıldığında, uluslararası ortak etik değerlerin geliştirilerek insanı öne çıkaran çalışmaların yapılması, sürücü destek sistemlerinin, akıllı ulaşım sistemlerinin, otomatik ve otonom sürüş sistemlerinin insan hayatını koruyacak şekilde üretilmesi gerekmektedir. Tüm bu gelişmelerin etik değerler ve insan psikolojisi açısından değerlendirilmesi ve teknoloji bağımlılığı oluşturmayacak bir denge ile sunulması önem taşımaktadır.
Otonom araç teknolojisi iyi takip edilerek trafik güvenliği açısından değerlendirilmelidir
Otonom araç teknolojilerinde güvenlik en önemli kriterlerden birisi olup tip onaylarının alınmasında ilgili kurum ve kuruluşların dikkat etmesi gereken hususların başında gelmektedir. Bu konuda halen Avrupa Birliği çapında bir eylem planının hazırlıkları devam etmektedir.
Otonom araçlar konusunda sorunlu olarak görülen alanların başında, aynı karayolu üzerindeki diğer yol kullanıcıları ile etkileşim, yapay zeka çözümleri ve otonom araçların filo halinde kullanımı gelmektedir. Otonom araçların yaygın olarak kullanılmaya başlaması ile birlikte yasal mevzuatta değişikliklerin yapılması, sürücü belgesi alma şartlarının ve sürücü eğitimlerinin değiştirilmesi, araçlara uygun altyapının tesis edilmesi ve bu araçları ticari amaçla kullanan sürücülerin çalışma saatlerine ilişkin düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerekecektir. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler Cenevre ve Viyana Konvansiyonlarında tadilat yapılması ile trafik kurallarının yeniden belirlenmesi gerekecektir.
Avrupa Ulaşım Güvenliği Konseyi (ETSC)’nin raporlarına göre, bazı ülkelerin 2022 yılında otonom araçlarla ilgili yasal düzenlemeleri şimdiden uygulamaya koymalaro beklenmekte267 olup, bu çerçevede, Sürücü Belgeleri hakkındaki 2006/126 sayılı AB direktifinin, sürücü adaylarının tüm yeni çıkan yarı ve tam otonom araçları sürebilmelerini kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekecektir.
Son dönemde sağlık, çevrenin korunması, trafik tıkanıklıklarından etkilenmemesi gibi nedenlerden dolayı yaya hareketliliği ve bisiklet kullanımı daha fazla talep edilir hale gelmiştir. Bu nedenle, özellikle şehiriçi ulaşımında insanlardaki bu talep değişiminin göz önünde bulundurularak daha yaşanabilir çevre ile birleştirilmesi uygun olacaktır.
Yaya ve bisikletli olarak seyahat edilmesi yönündeki talebin karşılanması önündeki en büyük engellerden birisi altyapı yetersizlikleri ve incinebilir yol kullanıcıları grubunu oluşturan bu kesimin trafikte zarar görme kapasitesinin yüksek olmasıdır.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda incinebilir yol kullanıcılarının daha az zarar görmeleri için politikalar uygulamaya konulmalıdır. Bu gelişmeler, altyapı, araç teknolojisi ve yol kullanıcısı davranışları başlıklarında sağlanmalıdır. Avrupa Birliği 2008/96 sayılı Altyapı Güvenliği Direktifi ile şehiriçi ve şehirdışı ana yollardaki incinebilir yol kullanıcılarının güvenliği konusu ele alınmıştır.
Yol kullanıcısı davranışlarının incinebilir kesimlere zarar vermesinin önlenmesi bakımından en önemli başlığı hız denetimleri oluşturmaktadır. Ayrıca, denetimlerin eğitim ve kampanyalar ile desteklenmesi gerekmektedir.
İncinebilir yol kullanıcılarının korunmasına yönelik alınması gereken tedbirler arasında;
Son birkaç yıldır Avrupa’nın birçok şehrinde yeni bir ulaşım türü olan, hususi bir aracın birkaç kişi tarafından ortaklaşa kullanımı (aynı işyerinde çalışanların tek araçla gidip gelmeleri gibi) sıkça görülmeye başlanmıştır. Bazı durumlarda otomobillerin yanı sıra motosikletlerin, motorlu bisikletlerin ve scooter türü basit ulaşım araçlarının bile iki kişi tarafından ortaklaşa kullanıldığı gözlemlenmektedir. Hatta bu yöntemlerin kurye, kargo ve dağıtım sektöründe de artarak kullanılmaya başlandığı değerlendirilmektedir.
Özellikle bu modların ticari maksatlı olarak kargo ve kurye taşımacılığında kullanılmasında şehrin her yerine ulaşma zorunluluğu dolayısıyla, daha çok spor ve boş vakitleri değerlendirme amacıyla yapılan yürüyüş yollarının ve bisiklet yollarının ortaya çıkan yeni ihtiyacı karşılamakta zorlanacağı, söz konusu ulaşım modlarının araç trafiği tarafından kullanılan yol kesimine taşmasının ise başka güvenlik risklerini beraberinde getireceği değerlendirilmektedir. Bu bağlamda;270
Dünyadaki nüfusun yaş ortalamasının giderek arttığı gerçeğinden hareketle, sınırlı hareketliliğe sahip engelli bireyler ile yaşlıların trafikte güvenliklerinin sağlanması önemli bir başlık haline gelmiştir. Bu amaçla;
Ticari amaçla yük ve yolcu taşımacılığı kapsamında; karayolu yapısında tadilat, tamirat ve inşaat çalışmalarının yapılması sırasında trafik güvenliğinin sağlanması da önemli bir konudur. Bunun için;
Taşımacılık sektöründe çalışan insanların ve karayolu altyapı projelerinde görevlendirilen personelin can güvenliğinin sağlanması için ihale yüklenicileri ile taşımacılık firmalarının, bu konunun bir iş sağlığı ve güvenliği konusu olduğunu göz önünde bulundurarak gerekli tedbirleri almaları,
İşde Çalışanların Sağlık ve Güvenliklerini İyileştirmeye Yönelik Tedbirler Alınmasına İlişkin 12 Haziran 1989 Tarih Ve 89/391/EEC Sayılı Konsey Direktifi çerçevesinde ulaşım sektöründe ve altyapı çalışmalarında görevlendirilen ihale yüklenicileri dâhil personelin korunması için alınması gereken tedbirlerin yerine getirilmesi, tavsiye edilmektedir.
İki tekerlekli motorlu araçların toplam araç sayısına göre oranI oldukça az olmasına rağmen trafik kazası ölümlerinde ciddi bir payları bulunmaktadır. Ancak, bazı ülkelerde bu oranın değiştiği de görülmektedir.
Altyapı Güvenliği konusunda 2008/96 sayılı direktif kapsamında iki tekerlekli motorlu araçların da güvenliğinin göz önünde bulundurulması, koruyucu sistemler ve güçlendirilmiş altyapı seçenekleri konusunda bir kılavuz kitap hazırlanarak ilgili kurum ve kuruluşlara dağıtımının yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede şu hususlar önem kazanmaktadır;272
Koruyucu başlık ve koruyucu kıyafet konusunda tüketicilerin bilgilendirilmesi için zorunlu standartların belirlenmesi ve bu standartta koruyucu ekipmanların dayanma ömrü ve bakım/temizliği konusuna da yer verilmesi;
Şehirlerimiz arasında;