8. Trafik Güvenliğinin Geleceği

1.AKILLI ULAŞIM SİSTEMLERİ, İNSAN-MAKİNE ETKİLEŞİMİ VE OTONOM ARAÇLAR 

Akıllı ulaşım sistemlerinin trafik güvenliği açısından yeni fırsatlar sunma potansiyeli bulunmaktadır

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin ulaşım sektörüne adapte edilmesi sonucunda ortaya çıkan Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) uygulamalarında genel olarak yolcu, yol ve araç arasında gerekli haberleşmeyi sağlayan teknolojiler kullanılmaktadır. Son yıllarda motor ve güvenlik teknolojilerindeki gelişmeler çerçevesinde, akıllı ulaşım sistemleri bir adım daha öteye taşınarak mekanik ve teknik otomotiv altyapısı ile ulaşım sistemlerinin bilişim sektöründen beslenmesi sonucunda “Bağlantılı Araçlar” (Connected Car) teknolojisi ve “İşbirlikçi Akıllı Ulaşım Sistemleri” (Cooperative Intelligent Transport Systems C-ITS) ortaya çıkmıştır.

Akıllı ulaşım sistemlerinden beklenen çok sayıda doğrudan ve dolaylı fayda arasında;

  1. Trafik kazalarının azaltılması, yolların, sürücülerin ve yayaların güvenlik ve emniyetinin artırılması,
  2. Ulaşım sisteminin performansının iyileştirilmesi ve trafik sıkışıklığının azaltılması,
  3. Trafiğin izlenmesi, yönlendirilmesi ve gerçek zamanlı yönetiminin sağlanması,
  4. Ulaşım sürelerinin optimizasyonu ve ulaşım maliyetlerinin azaltılarak ekonomiye katkıda bulunulması,
  5. Hizmet kalitesinin ve verimliliğin artırılması,
  6. Kişisel mobilite ve rahatlığın artırılması,
  7. Çevreye verilen zararın asgariye indirilmesi ve enerji tasarrufunun sağlanması

sayılmaktadır.

Bu gelişmeler çerçevesinde, dünyada akıllı ulaşım sistemleri altındaki; uydularla konum belirleme sistemleri (global navigation satellite systems-GNSS), kablosuz ağlar, mobil iletişim araçları, kızıl ötesi iletişim (infrared), kapalı devre televizyon (CCTV closed circuit television), yakın mesafe iletişim teknolojileri, algılama teknolojileri ve benzeri teknolojik gelişmeler ulaşım alanına adapte edilmekte ve ilerleyen zamanlarda, alışıla gelen ulaşım sistemlerinin dışında gelişmelerin yaşanması beklenmektedir.265

Bu teknolojilerin araç güvenliğine adapte edilmesi ile araç içi hız sınırlama, denetleme ve izleme sistemleri, acil durum fren ışık sistemleri, yol çalışması ikaz sistemi, hava şartlarının bildirilmesi, kavşak güvenliği ve incinebilir yol kullanıcılarının korunması alanlarında gelişmeler sağlanabilecektir. Bu nedenlerden dolayı, başta araçtan araca bilgi transferi (V2V) ve etkileşim öngören teknolojiler olmak üzere gelişmelerin takip edilerek hukuki ve idari olarak düzenlemeler yapılması ve gelişmelere göre trafik güvenliğine katkısı olacağı değerlendirilen teknolojilerin mevcut araçlarda ve yeni üretilecek araçlarda kullanımının kolaylaştırılması gerekecektir.

İnsan ve makine arasındaki etkileşim, teknolojinin artan kullanımı nedeniyle üzerinde düşünülmesi gereken alanlardan birisi olacaktır

Akıllı telefonlar ve hatta akıllı ev aletlerinin piyasaya sürülmesi ile başlayan gelişmeler şüphesiz ulaşım ve otomotiv sektöründe de kendisini göstermektedir. Trafik güvenliğinin üst seviyeye taşınabilmesi için, insan dostu teknolojik uygulamaların akıllı araçlara ve akıllı yollara adapte edilmesi ile kullanımı kolay ve insanın vücut bütünlüğünü koruyan uygulamalar piyasada yerini alacaktır.

Bu açıdan bakıldığında, uluslararası ortak etik değerlerin geliştirilerek insanı öne çıkaran çalışmaların yapılması, sürücü destek sistemlerinin, akıllı ulaşım sistemlerinin, otomatik ve otonom sürüş sistemlerinin insan hayatını koruyacak şekilde üretilmesi gerekmektedir. Tüm bu gelişmelerin etik değerler ve insan psikolojisi açısından değerlendirilmesi ve teknoloji bağımlılığı oluşturmayacak bir denge ile sunulması önem taşımaktadır.

Otonom araç teknolojisi iyi takip edilerek trafik güvenliği açısından değerlendirilmelidir

Otonom araç teknolojilerinde güvenlik en önemli kriterlerden birisi olup tip onaylarının alınmasında ilgili kurum ve kuruluşların dikkat etmesi gereken hususların başında gelmektedir. Bu konuda halen Avrupa Birliği çapında bir eylem planının hazırlıkları devam etmektedir.

Otonom araçlar konusunda sorunlu olarak görülen alanların başında, aynı karayolu üzerindeki diğer yol kullanıcıları ile etkileşim, yapay zeka çözümleri ve otonom araçların filo halinde kullanımı gelmektedir. Otonom araçların yaygın olarak kullanılmaya başlaması ile birlikte yasal mevzuatta değişikliklerin yapılması, sürücü belgesi alma şartlarının ve sürücü eğitimlerinin değiştirilmesi, araçlara uygun altyapının tesis edilmesi ve bu araçları ticari amaçla kullanan sürücülerin çalışma saatlerine ilişkin düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerekecektir. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler Cenevre ve Viyana Konvansiyonlarında tadilat yapılması ile trafik kurallarının yeniden belirlenmesi gerekecektir.

Avrupa Ulaşım Güvenliği Konseyi (ETSC)’nin raporlarına göre, bazı ülkelerin 2022 yılında otonom araçlarla ilgili yasal düzenlemeleri şimdiden uygulamaya koymalaro beklenmekte267 olup, bu çerçevede, Sürücü Belgeleri hakkındaki 2006/126 sayılı AB direktifinin, sürücü adaylarının tüm yeni çıkan yarı ve tam otonom araçları sürebilmelerini kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekecektir.

 2.ULAŞIM MODLARININ DEĞİŞİMİ; DAHA FAZLA YAYA HAREKETLİLİĞİ VE BİSİKLET KULLANMA TALEBİ

Son dönemde sağlık, çevrenin korunması, trafik tıkanıklıklarından etkilenmemesi gibi nedenlerden dolayı yaya hareketliliği ve bisiklet kullanımı daha fazla talep edilir hale gelmiştir. Bu nedenle, özellikle şehiriçi ulaşımında insanlardaki bu talep değişiminin göz önünde bulundurularak daha yaşanabilir çevre ile birleştirilmesi uygun olacaktır.

Yaya ve bisikletli olarak seyahat edilmesi yönündeki talebin karşılanması önündeki en büyük engellerden birisi altyapı yetersizlikleri ve incinebilir yol kullanıcıları grubunu oluşturan bu kesimin trafikte zarar görme kapasitesinin yüksek olmasıdır.

Bu nedenle önümüzdeki yıllarda incinebilir yol kullanıcılarının daha az zarar görmeleri için politikalar uygulamaya konulmalıdır. Bu gelişmeler, altyapı, araç teknolojisi ve yol kullanıcısı davranışları başlıklarında sağlanmalıdır. Avrupa Birliği 2008/96 sayılı Altyapı Güvenliği Direktifi ile şehiriçi ve şehirdışı ana yollardaki incinebilir yol kullanıcılarının güvenliği konusu ele alınmıştır.

Yol kullanıcısı davranışlarının incinebilir kesimlere zarar vermesinin önlenmesi bakımından en önemli başlığı hız denetimleri oluşturmaktadır. Ayrıca, denetimlerin eğitim ve kampanyalar ile desteklenmesi gerekmektedir.

İncinebilir yol kullanıcılarının korunmasına yönelik alınması gereken tedbirler arasında;

  1. İncinebilir yol kullanıcılarının can kayıplarının önlenmesi için sayısal hedeflerin belirlenmesi
  2. Şehiriçi yollar öncelikli olmak üzere incinebilir yol kullanıcılarının yoğunlukta olduğu alanlarda hız denetimlerinin koordineli olarak artırılması
  3. Avrupa Birliği 2008/96 sayılı Altyapı Güvenliği Direktifi’nin kapsadığı yol alanının geliştirilmesi
  4. Yayalar, bisikletler ve İki tekerlekli motorlu araçlar için ayrı yolların yapılması
  5. İncinebilir yol kullanıcılarının korunması için asgari güvenlik standartlarının oluşturulması ve Şehiriçi Ulaşım Planlarında bu standartların gösterilmesi
  6. Güvenli Trafik Şehri uygulamasının hayata geçirilmesi
  7. TEN-T karayolu ağının bir parçası olarak EuroVelo bisiklet ağının adapte edilmesi
  8. Şehiriçi yollarda ve yayalar ile bisikletlilerin yoğun olarak bulunduğu alanlarda azami hız sınırının 30 km/s olarak belirlenmesi
  9. İncinebilir yol kullanıcılarının karıştığı trafik kazalarının bazı durumlarda sağlık kuruluşlarına intikal etmemesi nedeniyle, tam olarak hacimlerinin belirlenmesi mümkün olmamaktadır. Tam olarak kaza analizlerinin yapılabilmesi, önleme stratejilerinin geliştirilebilmesi için tam bir fotoğrafın görülmesi gerekmektedir. Ayrıca, kaza tespit tutanaklarında motorlu bisiklet çeşitlerinin açıkça belirtilmesi
  10. Üretim hızı 25 km/s aşmayacak ve pedal destekli olarak kullanıldığında devamlı çıktısı 250 W olan, maksimum hıza çıktığında güç üretimi otomatik olarak kesilen iki tekerlekli araçların elektrikli bisiklet olarak tanımlanmalarına devam edilmesi
  11. 45 km/s kadar hıza ulaşabilen motorlu bisikletler için özel eğitim ve sınav yapılmasının değerlendirilmesi
  12. Bisikletlerde kullanılan koruyucu başlıkların standartlarının yükseltilmesi ve bisiklet kullanmanın azaltılması olarak algılanmayacak şekilde bisikletlerde koruyucu başlık kullanımının özendirilmesi,
 

 3.FERDİ ULAŞIM SEÇENEKLERİ (ÖZEL ARAÇLARIN PAYLAŞIMI)

Son birkaç yıldır Avrupa’nın birçok şehrinde yeni bir ulaşım türü olan, hususi bir aracın birkaç kişi tarafından ortaklaşa kullanımı (aynı işyerinde çalışanların tek araçla gidip gelmeleri gibi) sıkça görülmeye başlanmıştır. Bazı durumlarda otomobillerin yanı sıra motosikletlerin, motorlu bisikletlerin ve scooter türü basit ulaşım araçlarının bile iki kişi tarafından ortaklaşa kullanıldığı gözlemlenmektedir. Hatta bu yöntemlerin kurye, kargo ve dağıtım sektöründe de artarak kullanılmaya başlandığı değerlendirilmektedir.

Özellikle bu modların ticari maksatlı olarak kargo ve kurye taşımacılığında kullanılmasında şehrin her yerine ulaşma zorunluluğu dolayısıyla, daha çok spor ve boş vakitleri değerlendirme amacıyla yapılan yürüyüş yollarının ve bisiklet yollarının ortaya çıkan yeni ihtiyacı karşılamakta zorlanacağı, söz konusu ulaşım modlarının araç trafiği tarafından kullanılan yol kesimine taşmasının ise başka güvenlik risklerini beraberinde getireceği değerlendirilmektedir. Bu bağlamda;270

  • Motorlu ve klasik bisikletlerin güvenli kullanımı için iyi uygulama örneklerine göre uygulama birliğinin sağlanması,
  • Bu ulaşım modlarına uygun güvenli altyapı gerekliliklerinin tespit edilerek, altyapı düzenlemelerinde kullanılması,
  • CARE veri tabanının bu ulaşım modlarında meydana gelen kazaları içerecek şekilde genişletilmesi, tavsiye edilmektedir.

 4.DEMOGRAFİK DEĞİŞİM VE SINIRLI HAREKETLİLİĞE SAHİP İNSANLAR

Dünyadaki nüfusun yaş ortalamasının giderek arttığı gerçeğinden hareketle, sınırlı hareketliliğe sahip engelli bireyler ile yaşlıların trafikte güvenliklerinin sağlanması önemli bir başlık haline gelmiştir. Bu amaçla;

  • Toplu taşıma araçlarının dizayn edilmesi, sınırlı hareketliliğe sahip engelli bireyler ile yaşlıların kullanımını kolaylaştıracak şekilde yapılması,
  • Yeni üretilen araçların yaşlıların kullanımını kolaylaştıracak şekilde üretilmesi
  • Karayolu altyapısında görevli mühendislere ve yol müfettişlerine engelli ve yaşlıların ihtiyaçları hakkında eğitimlerin verilmesi, değerlendirilmelidir
 

5.TİCARİ FAALİYETLERLE İLGİLİ TRAFİK GÜVENLİĞİ

Ticari amaçla yük ve yolcu taşımacılığı kapsamında; karayolu yapısında tadilat, tamirat ve inşaat çalışmalarının yapılması sırasında trafik güvenliğinin sağlanması da önemli bir konudur. Bunun için;

Taşımacılık sektöründe çalışan insanların ve karayolu altyapı projelerinde görevlendirilen personelin can güvenliğinin sağlanması için ihale yüklenicileri ile taşımacılık firmalarının, bu konunun bir iş sağlığı ve güvenliği konusu olduğunu göz önünde bulundurarak gerekli tedbirleri almaları,

İşde Çalışanların Sağlık ve Güvenliklerini İyileştirmeye Yönelik Tedbirler Alınmasına İlişkin 12 Haziran 1989 Tarih Ve 89/391/EEC Sayılı Konsey Direktifi çerçevesinde ulaşım sektöründe ve altyapı çalışmalarında görevlendirilen ihale yüklenicileri dâhil personelin korunması için alınması gereken tedbirlerin yerine getirilmesi, tavsiye edilmektedir.

6.İKİ TEKERLEKLİ MOTORLU ARAÇLAR

İki tekerlekli motorlu araçların toplam araç sayısına göre oranI oldukça az olmasına rağmen trafik kazası ölümlerinde ciddi bir payları bulunmaktadır. Ancak, bazı ülkelerde bu oranın değiştiği de görülmektedir.

Altyapı Güvenliği konusunda 2008/96 sayılı direktif kapsamında iki tekerlekli motorlu araçların da güvenliğinin göz önünde bulundurulması, koruyucu sistemler ve güçlendirilmiş altyapı seçenekleri konusunda bir kılavuz kitap hazırlanarak ilgili kurum ve kuruluşlara dağıtımının yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede şu hususlar önem kazanmaktadır;272

Koruyucu başlık ve koruyucu kıyafet konusunda tüketicilerin bilgilendirilmesi için zorunlu standartların belirlenmesi ve bu standartta koruyucu ekipmanların dayanma ömrü ve bakım/temizliği konusuna da yer verilmesi;

  1. İki tekerlekli motorlu araçların görünürlüklerinin artırılma yollarının aranması, günün saati önemli olmaksızın otomatik olarak yanan ve dikine aydınlatma ışıklarının kullanımı,
  2. Motosikletlere İptal Edilebilir Akıllı Hız Destek Sistemi’nin uygulanması ve Kilitleme Önleyici Fren Sisteminin tüm motosiklet kategorilerine adapte edilmesi
  3. Cep telefonları başta olmak üzere yeni teknoloji ürünlerinin sürücü dikkatini dağıtma özelliğinin ölçülmesi ve buna karşılık tedbir geliştirilmesi,
  4. İki tekerlekli motorlu araçların riskleri hakkında diğer yol kullanıcılarının bilgilendirilmesi ve kampanyalar yapılması
  5. Motosikletlerin yola uygunluklarının daha sık denetlenmesi,
  6. Sürücü belgesi eğitimlerine tehlike algısı eğitimlerinin dâhil edilmesi, araç sürüş tekniğinin ve stilinin sürücü kursunda kazandırılması, sürüş yeteneğinin kursta oluşturulması,
  7. Sürücü kurslarında görevli eğiticiler için eğitici eğitimlerinin standardının belirlenmesi ve periyodik olarak genel geliştirme ve güncelleme eğitimine tabi tutulmaları, sürücü eğitmenlerinin risk algılama eğitimine tabi tutulmaları,
  8. Teorik ve uygulamalı eğitim ile uygulamalı sınavın motosiklet sürücü kurslarında zorunlu olması,
  9. İki tekerlekli motorlu araçların güvenliği konusunda bilimsel araştırmaların yapılması, önerilmektedir.

7.GÜVENLİ TRAFİK ŞEHRİ ÖDÜLÜ

Şehirlerimiz arasında;

  • Trafik güvenliği bakımından üretilen projeler, altyapı ve çevre düzenlemeleri, yol yapısı iyileştirmeleri, kaza kara noktalarının iyileştirilmesi, alternatif ulaşım modları ile karayolu trafiğinin konforunun yükseltilmesi, tüm paydaşların koordineli çalışmaları sonucunda ölümlü ve ciddi yaralanmalı kazalarda 2030 ve 2050 hedefleri bağlamında önemli ölçüde başarı kazanılması ve iyi uygulama örneği geliştirilerek diğer şehirlere öneri getirilmesi konusunda başarılı çalışması olan şehirlerimizin bir yıllık faaliyetlerinin bağımsız bir jüri tarafından değerlendirilerek, makamın himayelerinde o yılın trafik haftası etkinlikleri kapsamında “Güvenli Trafik Şehri Ödülü”nün dereceye giren şehirimize veya şehirlerimize verilmesi,
  • Trafik Güvenliği Strateji Belgesi’ne uygun, 2030 ve 2050 hedefleri ile uyum içinde şehirlerimizin kendi strateji belgesi ve eylem planlarını hazırlamaları, bunlarla mahalli trafik güvenliği hedeflerinin belirlemesi, şehiriçi ulaşımın geliştirilmesi, altyapı tedbirleri, incinebilir yol kullanıcılarının korunması, yeterli bütçenin ayrılması ve izleme mekanizmalarının oluşturulması ve başarılı olan şehre “Güvenli Trafik Şehri Ödülü”nü temsil eden sembolü kullanma hakkının verilmesi,
  • Şehirlerde yürütülecek projeler için yeterli kaynağın ayrılması ve projeler arasında yayalaştırma ve hız sınırının 30 km/s azami hıza indirilmesine ilişkin çalışmaların öncelikli olması,
  • Trafik güvenliği hedefleri ile uyumlu “Sürdürülebilir Şehir Ulaşım Planı Kılavuzunun” yapılması274,
  • Şehir planlamalarında ve lojistik planlamalarında trafik güvenliğinin göz önünde bulundurulması.
  • Şehir Ulaşım Aksiyon planlarında, trafiği sakinleştirme tedbirleri, fiziki tedbirler ile yolların birbirinden ayrılması, Bağlantılı Akıllı Ulaşım Sistemlerinin geliştirilmesi ve 30 km/s hız sınırlarının bulunduğu alanların belirlenmesi ile birlikte bu tedbirlerin koordineli olarak uygulanması275, tavsiye edilmektedir.